|
 |
|
MEnü |
|
|
|

Bugün 9 ziyaretçi (11 klik) kişi burdaydı! |
|
|
|
|
|
 |
|
Roanoke Kolonisi(esrarengiz şekilde yok olma) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
- rivayete göre kaptanın piposu hala yanar bi şekilde bulunmuş ayrıca sıcak yarı yenmiş yiyeceklerde varmış kamaralarda.
- marie celeste olarak da yazilabilen gemi ismi (bu yazilisi sir arthur conan doyle'in bi hikayesinden sonra kullanilmaya baslanmistir)
asil ismi amazon olan gemi 1860ta denize indirilmistir; 1872'de kaptan, karisi, kizi ve 8 kisilik murettebatla, italyaya gitmek uzere, alkol yuklu bir halde denize acilmistir. bulundugunda butun murettebat kayiptir, herhangi bir kavga, siddet izi bulunamamistir.
konuyla ilgili gerceklere gelince, kaptanin seyir defterindeki son giris 24 kasim tarihlidir ve bu da geminin bulunmasindan 10 gun kadar oncedir. yani ilk bakista gemi 10 gundur suruklenmis ve bulundugu noktaya gelmistir, ancak geminin dumeni ve yelkenler normal rotasina gore ayarlanmamistir, tam detayi aciklamak uzun surecek ozetle seyir defterindeki son girisin tarihinden beri gemi kendi basina surukleniyor idiyse bulundugu noktada olma ihtimali yoktur. demek ki 24 kasimdan sonra en az bi kac gun gemi kumanda edilmistir.
otoritelere gore tayfa alkol dolu ficilardan bazilarini acmis (oyle bi bulgu yok) gemide isyan cikmis, tayfalardan bi kaci kaptani ailesini ve kim karsi ciktiysa oldurmus ve kayip olan filikayla kacmistir, bu pek akil kari degildir zira kacaklarin bi yerde karaya cikmalari lazim eninde sonunda arti okyanusun ortasinda yeterince erzakla ve gemiyle gitmek varken ne diye filikaya binsin ki kimse?
geminin kic tarafinda ise ufak tefek kesikler bulunmustur. bugune kadar yapilan en mantikli aciklama, fosdyk mektuplari olarak adilan bir kaynaktan gelmektedir. bu fosdyk kisisi kaptanin yakin arkadasidir ve aciklanmayan nedenlerden oturu kaptandan onu gizlice avrupaya goturmesini ister, kaptan da bu kacak yolcuyu (tam olarak kacak degil, kayit disi diyelim, zira tayfa falan gayet farkindaymis adamin) gemiye alir, sonra yolculuk sirasinda tayfalar bir insanin giysileri uzerindeyken ne kadar iyi yuzebilecegine dair bir iddiaya girerler ve tayfalardan bi tanesi suya atlayip yuzmeye baslar iddiasini kanitlamak icin, burda onemli bir ayrinti daha var, kucuk kizini da yolculuga cikaran kaptan, yolculuktan once kizi icin kic tarafina ekstra bir oda yaptirmistir, sadece yatak ve ufak bir dolap alan odanin ust tarafi da kic tarafindaki teras'a baglidir (artik denizcilik teriminde ne deniyosa), neyse bi iki tayfa daha atlar suya ve bi tanesi birden deli gibi bagirmaya baslar, gemideki herkes de demin bahsettigim bu ekstra odanin ustundeki balkon cikintisina gelirler noluyo ne bitiyo diye, o sirada balkon coker ve gemideki herkes suya duser, az onceki tayfanin bagirmasina neden olan kopekbaliklari tarafindan oldurulurler. bu fosdyk amcamiz kurtulur zira bu ekstra odayla beraber suya dusmus ama tahta kutlenin ustunde kalmistir; gunlerce suruklenir ve afrika'da karaya cikar.
bu hikaye gercek olabilir ancak mektuplarda akla yatmayan bi kac ayrinti vardir, sonucta yuk tasiyan bir gemi okyanusta bir insanin yuzerek yetisemeyecegi kadar hizli yol almaktadir, ve muhtemelen kaptan tayfalar iddiayi sonuclandirsin diye gemiyi durdurmaz, arti heralde hayatini denizcilik yaparak kazanan bu insanlar suda kopek baliklari olacagini tahmin edebilirler, arti mektuplarda tayfalarin ingiliz oldugu yazilidir ki bu yanlistir, tum tayfa hollandali'dir arti geminin bulundugu lokasyonu da aciklama basarisini gostermekten acizdir.yani hikaye dogru olabilecekken bu ayrintilar yine soru isaretleri birakiyor kafada.
isin gercekten ilginc yani ise genellikle bermuda seytan ucgeni ile iliskilendirilen bu geminin aslinda bermuda'nin yakinina bile gitmedigir, new york'tan kalkan gemi azores aciklarinda (ki bunlar protekize bagli ve asagi yukari new yorkla ayni enlem uzerinde bulunur - bermuda ise florida aciklarindadir, hatta daha spesifik olmak gerekirse bermuda adalari, porto riko ve florida arasinda kalan bolgedir) bulunmustur
ayni isimli bir playboy kizi da vardir*
"4 aralık 1872' de kaptan david dead morehouse komutasındaki dei gratai adlı ingiliz gemisi new york ile cebelitarık boğazı arasında seyrederken, tuhaf ve başıboş bir şekilde hareket eden bir gemi gördüler. gemiye yanaştılar, seslendiler kimse cevap vermedi, kaptan adamlarına sandalları indirip, ne olduğuna bakmalarını emretti, adamlar gemiye çıktılar, görünüşe göre gemide kimse yoktu..kamaradaki altı pencere tahtalarla kapatılmıştı, elbiseler kuruydu ve jiletler paslanmamamşıtı, belli ki gemi su almamıştı, bir dikiş makinası yağı kutusu dikey olarak duruyordu, bu da gösteriyor ki, gemi dalgalarla sarsılmamıştı yeterli yiyecek ve su vardı, bir kamaradaki masada, 'sevgili eşim fanny...." diye başlayan bir mektup kağıdı duruyordu... saat bozulmuş, pusula kırılmıştı, cankurtaran sandalları yoktu, sekstant ve kronometre kayıptı, yerde bir kadın elbisesi ve bir çocuk oyuncağı vardı, sanki herkes çok aceleyle gemiyi terketmiş gibiydi, ayrıca esrarengiz kan lekeleri vardı, en tuhafı da kaptan'ın yatağınan altına kanlı bir kılıç gizlenmişti, seyir defteri hariç tüm belgeler, konşimento kayıptı, enson 24 kasım'da tutulan gemi seyir defterinde, enlem, boylamlarla, kaptan'ın benjamin briggs olduğu ve gemide eşi ve bebekleri ile ayrıca yedi kişilik bir mürettebatın olduğu yazıyıydı, peki geminin terk edilişinden bulunuşuna kadar geçen on gün içerisinde ne olmuştu? soruşturma başlatıldı, haftalarca sürdü ama bugüne kadar tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadı. ne yolcular, ne de mürettebatan kimse bulunamadı. mary celeste' in yolcularına ve mürettabata ne olduğu esrarını bugün bile hala koruyor. ...
dei gratia gemisinin mürettebatı, (salvaj) kurtarma parası almak için mary celeste'deki herkesi öldürdüler. (eğer öyleyse bu umduklarından çok daha az kar getirecek bir riskti)
gemi su almaya başladı ama önemini anlayamadılar ve panik içinde gemiyi terkettiler (öyle olsa yetkin ve yetenekli biri olan kaptan, kalp krizinden ölmesi gerekirdi)
korsanlar gemiyi bastı ve herkesi öldürdüler ( o sıralarda o bölgede korsan gemisi olduğunu gösteren hiçbir kanıt yoktu)
gemideki herkes salgın hastalıktan ölde (cesetlere ne oldu?)
gemiye dev bir kalamar saldırdı
bir şekilde kaptan'ın eşi öldü ve kaptan üzüntüsünden kendini denize attı, mürettebat sarhoş oldu, kanlı bıçaklı kavgalardan sonra gemiyi gruplar halinde terk ettiler, ölenleri denize attılar, diğerleri karaya çıkmak için cankurtaran sandallarına bindiler
geminin kargosunda bulunan alkol infilak etti ( ne yangın, ne de patlama izi vardı)
bir denizaltı kaptan'ı ve mürettebatı gemiden alıp, okyanusun dibine, oradan da bir ufo ile uzaya götürdü
kaptan, arkadaşıyla yüzme yarışı yaparken, mürettebat onları kollamak için bir platform yapmıştı, köpek balıkları saldırıp, yüzücüleri yedi ve platform mürettebatla birlikte suya düştü.
mürettebattan birisi psikopattı ve herkesi öldürdükten sonra intihar etti. (bu durumda cesetler ne oldu?)
ruh çağıran kişilere göreyse, kaptan kayıp kıta atlantis'i gördü ve hepsi adaya çıktılar, hayran hayran ovalara ve mermer evlere bakarlarken, ada tekrar suya battı, hepsi boğuldu." (kaynak: http://antartika.blogcu.com/996741/ ki o da başka bir yerden çevirmiş)
ayrıca mary celeste, bugünlerde avustralya açıklarında bulunan bir gemiyle benzer kaderi paylaşıyor gibi. bu yeni bulunan gemide de motor çalışır halde, masada yemek var ve diz üstü bilgisayarı açık, ama ortada mürettebat yok.
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
Dost Sitelerimiz |
|
|
|
|
|
|
www.kolaysa.tr.cx
www.18yer6.org
www.forumyurdu.org |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|